Ana içeriğe atla

Yıllar Sonra

 Ben geldim. Yıllar sonra bir an aklıma düşen o yazma isteğiyle dolan içim beni buraya getirdi. Eski günlerin hatırına bir iki cümle karalamanın çok da zararı olmaz herhalde.Bu zamana kadar nerede miydim? Yazılmış ve çizilmiş olanların içine saklanmıştım. Tıpkı cümlelerimde söylediğim ve adeta susuzluğunu çektiğim tüm his ve duyguları yaşamakla meşguldüm. Evet yaşadım diyebiliyorum şimdi. Çünkü geçen yıllar öyle mucizeleri bana getirdi ki o günlerde hayalini kurmayı dahi düşünemediğim bir yerde güneşli bir tatilin tam ortasında birkaç yıl geçirmekteydim…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Eski Bir Dolap

Mutfakta bardakların durduğu o dolap vardır ya hani, yıllardır aynı yerdedirler. Bilinçsiz de olsa insan bardak dendiği zaman gider o dolabı açıverir. Sonra zaman geçer, bir temizlik gününde bardakların yeri değiştirilir, başka bir dolaba dizilir. Yıllarca açılan bardak dolabı artık defalarca yanlışlıkla açılan ve bardakların yeni yeri hatırlanarak kapatılan işlevsiz bir dolap oluverir bir anda. İlk zamanlar çokça yaşanır bu farkında olmadan o dolaba yönelme hadisesi. Aylar, yıllar birbiri ardına geçer ve yeni bardak dolabına alışılmıştır. Artık eskisine yönelmiyordur evin sakinleri. Ama hep hatırlarındadır bir zamanlar bardakların yerinin orası olduğu. Uzun zamandır gelmeyen misafir bile geldiğinde bardak almak için o dolaba yönelir ilk seferinde. Açıp baktığında şaşırır ve kendini sorgular yanlış mı hatırlıyorum acaba diye. Ev sakinleri bardakları göstererek, yerleri değişti der misafire. Herkes kabullenir bardakların yeni yerini. Eski, alışılmış yer artık istenileni sunmuyordur. Zam...

Damağında Bir His Var

Kimse anlamıyor hislerimizi. Bakışlarımızdan akan hüznü, acıyı hatta mutluluğu bile anlamıyorlar. Biz de anlamıyoruz. Tamamıyla sevinçli ya da acı dolu olduğumuzu sandığımız zamanlarda dahi sadece sevinçli ya da acılı değiliz aslında.Yalnızca bir şey olamayız hiçbir zaman. Her an birçok şeyiz. Mutlu olduğumuzda bir parça hüzün taşıyor kalbimiz. Eksiğiz. Tamamlandığımızı sanıyoruz fakat dolmayan boşluklar peşimizi hiç bırakmıyor. Her daim bizi ele geçiren, arka planda kalsa bile içimizde yer edinmiş duygular anlık hislerimizin içinde can bulmaya devam ediyor. Çünkü insan, bir zamanlar iliklerine kadar hissettiği duyguların hiçbirini tam anlamıyla unutamaz. Kendisi unuttuğunu sanır. Ruhu tattığı o hissi nerede olsa tanır. Yeniden duyar ve yeniden ona sahip olur. Belki de ait olur. Bir kez aldığı o tat, ölene kadar damağında pelesenk olur...   Peki senin asla silinmeyen o hissin ne? Zaman gözetmeksizin hep seninle olan yoldaş duygun hangisi? Onu bulduğunda kendini de bulacaksın. Çokta...

Çerez Tadında Bir Dizi Into the Night-Spoiler Alert

Başlıkta da söylediğim gibi amaan spoiler yemek istemiyorsanız devam etmeyin.Bu diziyi yakın arkadaşımın günler süren ısrarları üzerine izledim.Bölümleri 35 dakika ve o kadar hızlı geçiyor ki 6 bölümü olduğundan film izlemiş gibi oldum.İçerisinde bir Türk oyuncu barındıran Belçika dizisi kendisi.Mehmet Kurtuluş öyle karizmatik duruyor ki dizide yaşına takılamadan adama eriyip gidiyorsunuz resmen.(Yani en azından bana ve yakın çevreme bu etkiyi yaptı).Dizinin olayı güneşin insanları zehirleyerek öldürmesi sonucu bizim elemanların güneşten kaçması.Ne boyutta başarılı olduklarına değinmeyeceğim size de izleyecek yerler kalsın ;) Güneşin kafayı yemesi ve doğduğu her yeri ölüme mahkum etmesi kafamda metaforik bir düşünce oluşturdu. Dünya üzerinde öyle şartlarda ve öyle psikolojik hallerde yaşayan insanlar var ki bazılarına göre güneşin her sabah yeniden doğması ve yeni bir günü yaşamak zorunda olmaları her gün ölüm gibi.Böyle bir pencereden bakarak fazla mı kötümser oluyorum orası size kalm...